HEKTOR nam-ı diğer MEDOR

Hikayem çok uzun yıllar önce mutlu çocukluk yıllarımın geçtiği Çankaya-Yukarıayrancı Bağlarında bir Bağevinde başlıyor. Bahçemizde cok güzel bir kulübede yasayan Medor isimli bir köpeğimiz vardı. Hayal meyal hatırlıyorum. Aile geleneğimizde çocuklara masal tadında eğlenceli anılar anlatıldığından belki de hatırladığımı sanıyorum.

Benim hayatım boyunca başka köpeğim olmadı. Köpeklerden ,kedilerden hep çok korktum.Çocuklarımın hayata atılır atılmaz ilk işlerinin kedi köpek sahibi olmalarını çok iyi anlayabiliyorum.

Günlerden bir gün uzak diyarlara gittim . Sana bir sürprizimiz var dediler Sürpriz de meğerse beni bekleyen mini minnacık bir köpekmiş. Geri dönemiyeceğime göre kabullenmem gerekiyordu. Adı Hektor nam-ı diğer Medor……Eski hikayelerden esinlenerek ve fakat yanlış hatırlanarak Hektor denmiş adına.

Hektor bir Labrador Retriever. O zamanlar Labradorlar hakkında hiç bir bilgim yoktu.Labrador Retriever cinsini yaşayarak öğrendim.

İlk önce crate( bir cins kafes) içerinde duracağı için iş çok basitti ….Crate’ine sadece yemeği ve suyu konacaktı.

Takip eden gidişlerde hep bir aşama ileri.

Crate kapısı açılacak.Hektor yukarı komutu ile bahçeye çıkacak. İhtiyaçlarını giderince “Hektor aşağı” komutuyla aşağı inecek doğrudan cratine girecek. Bu süreç esnasında heyecan korku dorukta …….ya inmez ya sağa sola saparsa!!

Ama hiç öyle olmadı her seferinde denileni yaptı…Çok iyi eğitim almış…Ne de olsa diplomalı.

Takip eden gidişimde Hektor artık evin içinde sebest dolaşımda.Eeee bu durumda artık benim de kendi çapımda bir kural koymam şart oldu. “Hektor bak beni iyi dinle ,bana ağzını değme dayanamıyorum çok fena oluyorum…”dedim ve bunu tek bir kez söyledim.

Bir daha asla ama asla ağzını değmedi hep sadece ayaklarımın dibine yatıp sevmemi istedi.

Ben sonunda sanırım Hektorun şifrelerini çözdüm. İğrenme duygumu kısmen aşabildim ama artık korku olayı bitti. Korkmuyorum.

Bugün geldiğim aşama odama girebilir ve bebekliğinden beri birlikte büyüdüğü kardeşinle benim meşgul olmamı izleyebilir.

Bir sonraki aşama ne olur bilemem. Ama bildiğim şu ki ben Hektor ile birlikte uzun bir yol kat ettim. Bazı hassaslıklarım devam ediyor olsa da korkularımı yendim.

Hektora bir türlü köpek diyemiyorum. Hektor çok ama çok zeki. O gökyüzüne bakıp yıldızları görüyor….. ben de görüyorum. O uçak geçerken kafasını kaldırıp bakıyor … ben de bakıyorum.Beklemesini biliyor. O beni anlıyor ben ise onu anlamaya çalışıyorum. Derin bakışları hep bana bir şeyler anlatıyor. Yemeğini koyduğumda aceleyle kafasını okşamamışsam yemeyerek SEVGİ’nin herşeyden önde geldiği inancımı kuvvetlendiren tabii ki Hektor. Hep şükrediyorum ailemiz bize bunu fazlasıyla vermiş. Öyle çok sevgiyle büyümüşüz ki sevgi yüreğimizden taşıyor. Coşup coşup nehir gibi su gibi akıyor.

Merak ediyorum Hektor ile bundan sonraki aşama ne olacak acaba?