AJANDA-ANDAÇ-YOL ARKADAŞIM

Ajanda tutma tutkum güzel, faydalı, önemli ve bir o kadar da bana keyif veren bir alışkanlığım.

Kendimi bildim bileli bizzat yazarak ajanda tutarım. Hatta biraz da abartıp renkli emojili stickerlı falan filan süslemeler yaparım… Yıl sonları yeni ajandaya geçiş ritüelim, biten ajandalarımı saklamam da ayrı bir olay tabii ki..

Yazmak ,süslemek renklendirmek bana iyi geliyor.. Belleğimi destekliyor…

Geçmiş Yılın sayfalarını çevirirken yaptıklarım, isteyip de yapamadıklarım ama hala yapmak istediklerim neler neler var acaba diye merakla bakarım…

Gerçekleşmeyen hayallerimi YENİ ajandama taşır, yeni hedeflerimi, yeni planlarımı bir bir özenle ve de keyifle not ederim.

2022 için güzel bir ajanda alamamıştım .Neyse ne yapalım diyerek standart bir ajandayla başladım Bu arada harika bir hediye ansızın çıkageldi ve benim YOL ARKADAŞIM oluverdi. Büyük bir özenle paketlenmiş bu değerli hediyeyi

YOL ARKADAŞIMI sizlere tanıştırayım;

YOL ARKADAŞIM; tarihlerini sizin dolduracağınız ,sizi rahatlatacak farklı bir akıl defteri ..Yeni ve farklı oluşu beni heyecanlandırıyor. Bana dört mevsim eşlik edecek, hep yanımda olacak .

Onunla her ana, her güne, her haftaya , her mevsime yeni bir pencereden bakacağım.

Keyifle ,coşkuyla kullanacağım, sevgiyle özel günlerde hediye edeceğim için çok mutluyum . YOL ARKADASIMI emek emek ,ince ince tasarlayan değerli arkadaşlarım;

Özlem Göçek, Feyzan Ökmen ve Binhan Dirilgen’e minnettarım.

Onlar yaşama bütünsel bakan ,insan ve değer odaklı Erickson Koçu ve iş insanı üç arkadaş, üç güzel insan💙💙💙

Yol Arkadaşım sana bir hikaye anlatarak başlamak istiyorum

Bir varmış bir yokmuş gece gündüz bıkmadan yılmadan diyar diyar dolaşan bir gezgin varmış. Az gider uz gider dere tepe düz gidermiş. Günlerden bir gün yolu bir köye düşmüş . Köyün mezarlığında mezar taşları dikkatini çekmiş. Bakmış birinin üzerinde 3 Yıl 2 Ay , birinin üzerinde 4 Yıl 7 Ay gibi süreler yazıyormuş. Düşünmüş düşünmüş hiç bir anlam verememiş . Sonunda çok kısa yaşamışlar demiş demiş ama daha sonra bütün mezar taşlarında böyle süreler görünce iyice meraklanmış. Köye ulaştığında sorup soruşturmaya başlamış. Herkes bunun cevabını ancak köyün en bilge kişisinden öğrenebileceğini söylemiş. Onu zar zor bulmuş ve aynı soruyu ona da yöneltmiş. O da “Burada yaşayan herkes yaşamı boyunca mutlu günlerini, pırıltılı anlarını tek tek not eder. Kendisi için ağırlığı olan, zamanın parıldayan dakikalarını, saatlerini günlerini kayıt etmek zorundadır. Ölünce bu not defteri bulunur hesap kitap yapılır ve gerçek yaşadığı süre mezar taşına yazılır” diye cevaplamış .

Bizim köyde böyle bir adet yok gerçi ama ben bu yıl YOL ARKADAŞIM ile özel ve güzel, beni mutlu eden anları paylaşacağım. Hayallerime umutla birlikte yelken açacağız. Bu arada itiraf edeyim küçük şeylerden çok mutlu olabilen bir yapım var. Bir çok şükür nedenim var,şükürler olsun.

“Hayaller gerçeğe benzeyince değil ,gerçek hayallerimize benzeyince güzel olur”



.

ZAMANIN ALTIN ORANI

H.Jackson Brown,Jr.’ın“Yeterli zamanınız olmadığını söylemeyin.Çünkü size de Helen Keller, Pastör, Michelangelo, Rahibe Terasa, Leonardo da Vinci, Thomas Jefferson ve Albert Einstein’a verilenlerle eşit sayıda saat bahşedilmiştir.” cümlesi ile başlayan bir çocuk hikaye kitabi. Bence öncelikle biz erişkinlerin okuması gereken bir çocuk kitabı.

Hem mimar, hem profesyonel koç, hem de çocuk hikaye kitaplari yazarı olan Gülenbilge Ersan aynı zamanda lisana olan ilgisi nedeniyle İngilizce ve İtalyanca’dan belgesel, dergi, kitap, sinema ve festival çevirileri yapan profesyonel bir çevirmen, çocuklarıyla daha bütünsel bir bakış açısıyla iletişim kurmak isteyen ebeveynlere Etkili Anne Baba Eğitimi veren sertifikalı G.T.I(Gordon Training International) eğitmeni. Bakın Gülenbilge bir yazar olarak neler diyor….“En temel bakış açım kendi çocuklarım. Bana ilham veren onlar oldu. Doğal olarak kullanmakta olduğum şeyleri neden çocuklar daha önce öğrenmesinler ki diye başladım. Böylece en büyük hayalimi de gerçekleştirmiş oldum.Konular minik ateş böcekleri gibi yanmaya başladi……”

Kitaplarını imzalayarak gönderen, beni ve torunlarımı cok ama çok mutlu eden Gülenbilge’yi Türkiye’ye döndüğümde şahsen tanımak, kendisine bizzat teşekkür etmek isterim. Zaman ve zamanı yönetmek konusunda hepimizin farkli bakış açıları vardır elbet. Bu arada Covid -19 ile zaman algımız da ciddi anlamda değişti. Belirsizliğe adım atabilmek konusunda yetkinleştik. İyi güzel de evde kaldiğımız süreçte yapmak istediklerimizin ne kadarını gerçekleştirebildik? Acaba zamanımızı etkin kullanabildik mi? Yoksa yapmak istediklerimize başlayamadık mı? Soruları çoğaltmak mümkün. Bir baska deyişle hala çözmeye çalıştığımız şeyler olabilir. Koçluk bakış açısıyla yazılan bu eğlenceli, keyifle okunan “Zamanın Altın Oranı” kitabı tam da bu süreçte bana harika bir pencere açtı. Kendi altın oranımı keşfetmeye çalışıyorum. Mimaride, insanda, doğada Altın oran nedir sorusunu isterseniz detaylı arastirabilirsiniz. Aslında matematiksel bir kavram. Kısaca 1.618… Bir bütünün parçaları arasındaki en estetik oran olarak kabul ediliyor. Geometride bir doğru düşünün öyle bir yerinden böleceğiz ki uzun parçanın kısaya oranı parçanın tamamının uzun olan parçaya olan oranına eşit olsun. Bu oran ALTIN ORANI veriyor. Zamanın altin oranı nedir derseniz cocuklarınızdan, torunlarınızdan önce siz bu kitabi okuyun derim. Zamanın uzunluğu süre ile ifade edilir. Zamanın bir de ağırlığı vardır. Gülenbilge’nin değimiyle kendimize gün sonunda bugün kaç kilo değer tarttım diye sorabiliriz. Zamanın ağırlığı yaptığımız her ne ise onun bizim icin anlamını/ değerini ifade eder. Gün sonunda bugün hangi değerimi / değerlerimi besledim sorusu zamanımızı doğru kullanmak açısından önemli bir soru. Kitabın sonunda Fa, Re ve Si’nin de soruları var. Bu sorularla düşünmeye devam ediyoruz…..

Teşekkürler Gülenbilge Ersan

Teşekkürler Zerrin Başer Hocam

Teşekkürler İnsandan İNSAN’A

Dünyadan DÜNYA’YA

KOÇUN ROLÜ

c6c4becb-719e-4ff3-ba99-89e08f9877c2.jpeg.🔷Derin Dinlemek ve duyduklarından hareketle kişiyi düşündürebilecek güçlü sorular sormak

🔷Yargılamadan, çözüm önermeden, saf bir merakla can kulağı ile dinlemek ve duyulduğunu hissettirmek

🔷Güçlü sorularla insan beyninin harekete geçmesini sağlamak

🔷Kişinin varolan potansiyelini desteklemek

🔷Koçluk konumunda durabilmek

🔷Odaklanmayı sağlamak

🔷Hedefe ulaştırmak

🔷Düşünmenin yönünü bugünden geleceğe çevirmek

🔷Düşüncenin sınırlarını esnetmek

🔷360 Derece farklı noktalardan baktırmak

🔷Kişi için ideal durum ne ?Onu yapıp yapmamanın farkındalığını oluşturmak

🔷Seçenekleri fark ettirmek

🔷Görüntü oluşturmak ve o görüntüye kişinin dışardan bakmasını sağlamak

🔷Kişiye kendi potansiyelini fark ettirmek, gücün sadece kendisinde olduğunu göstermek

🔷Potansiyel olarak ulaşılmak istenilenin deneyimlenmesini sağlamak

🔷Yargısız olmak, nötr olmak, objektif olmak, etik olmak

🔷İç motivasyonu harekete geçirmek

🔷Pozitif dil kullanmak

🔷Kişinin kendini keşfetmesini sağlamak

🔷Kişinin kendi dünyasında kendi kendine olacağı güven dolu bir alanı ona açmak

🔷Müşteriye gizlilik prensibinin ömür boyu bağlayıcı olduğunu hissettirmek. Güvene dayalı bir ortam yaratmak

🔷Gizlilik dahil, koçluk ilişkisinde tüm mesleki sınırları korumak ve koçluk mesleğinin etik kurallarına uymak.

🔷Etik kurallara uygun olarak kendi davranışlarını yönetmek

🔷Koçluk yetkinliklerini etkin bir şekilde uzmanlık alanlarında kullanmak.

🔷Yönlendirme yapmadan,tavsiye vermeden yol arkadaşlığı yapmak

🔷Müşteri ile aynı yükseklikte, aynı göz seviyesinde eşit bir ilişki yaratmak