Evde Kolay Usul Ekmek Yapımı

Haftasonu  evinizin mis gibi buram buram ekmek kokmasını isterseniz hemen bu tarifi uygulayabilir , dört dörtlük bir kahvaltı sofrasında ailecek keyifli bir kahvaltı yapabilirsiniz. Ancak hamurun yaklaşık 18 saat bir mayalanma süreci olduğundan zamanlamanızı buna göre yapmanızı öncelikle belirtmek isterim.

♥️Malzemeler

✔️ Derin bir yoğurma kabı

✔️3 Su bardağı elenmiş un

✔️2 Çay kaşığı tuz                                2B652949-28E3-4966-B4FB-510E8DC799AD

✔️1/2 Çay kaşığı kuru maya

✔️2 Su bardağı ılık su

Malzemeleri  yoğurma kabınızın içinde hafifçe tahta bir kaşık ile katıştırın.Üstünü streçle sıkıca kapatıp 18 saat kadar oda sıcaklığında bırakın.

Mayalanma süresi sonunda tezgahınıza un serpip kabarmış hamurunuzdan bir pazı yapın.Yoğurma kabını bu pazının üstüne ters çevirip hamurunuzu iki saat daha dinlendirin.

18E32DFF-5D86-4B15-9EF4-BFCBB4972968

Fırınınızı içersine kapaklı bir borcamı kapağı ile birlikte boş olarak koyup 210 derecede çalıştırın.Fırın içersindeki borcamın dikkatlice kapağını acıp mayalanmış hamurunuzu içine koyun.Yavaşca kızgın kapağı üzerine kapatın.

Yaklaşık 40 dakika pişirin.Bu sürenin sonunda fırın ısısını 190 dereceye 

düşürün.Borcamın kapağını açıp 20 dakika daha pişirin.Daha sonra fırınınızı  kapatıp kapağını açın. Mis gibi kokan ekmeğiniz 10 dakika soğusun.Sonra fırından çıkartıp üzerini bir bezle örtün.

Afiyet Olsun… 

Reklamlar

Geçmişin Pırıltılı Anları

ED55E2A6-2169-4AC5-B286-922A18AC14A5Geçmişin pırıltılı anları fotograf albümlerimde gizli.Onlara dokunmak,bakmak,ilgili notları okumak, espriyle kaleme aldığım ilginç olayları tekrar tekrar yaşamak beni ben yapan en önemli özelliğim. Albümlerim tarih aralıklarına göre ulaşabileceğim düzende özel olarak aldığım kütüphanemde klase edilmiş olduklarından hatırlayamadıklarımı bana hatırlatan çok önemli bir başvuru kaynağım da aynı zamanda.Onlar benim en değerli hazinem.

O albümler pırıltılı anlarla dolu .Her bir fotograf karesi çok özel bir an ve çok güzel.Dolu dolu yaşanmışlığı anlatıyor.

Değişim kaçınılmaz.Ama bu dijital çağda bile olabildiğince bana mutluluk veren bu alışkanlığımdan vazgeçemiyorum. Artık yer sorunu nedeniyle seçerek tab ettiriyorum .Bilgisayarımda ayrı dosyalarda klase edip belirli aralıklarla da toshiba ya yüklüyorum.

Ancak zaman zaman da bu prosedürleri aksatıyorum. Bazı dönemlerde albümlerime küsüyorum ve hiç bakmıyorum.Sonuçta hepimiz bir adem-i beşeriz ve her insan gibi hayatı inişli çıkışlı yaşarız .Ama fiziki olarak onlara ulaşamadığım zamanlarda bile derin kütüphanemden her bir fotoğraf karesinin gözlerimin önüne düşüyor olması benim için çok önemli ve değerli.Her biri ayrı ayrı yaşamımdaki pırıltılı anlar…..

Bu bağlamda koçluk eğitimim sırasında değerli hocamız Zerrin Başer’in aktardığı bir hikayeyi de aklımda kaldığı kadarıyla sizlerle paylaşmak istiyorum. 

” Vakti zamanında günlerden birgün bir köyden geçmekte olan gezginimiz birden kendini köyün mezarlığında bulur .Mezar taşları üzerindeki 2 yıl ,1.5 yıl ,3 yıl ,5 yıl gibi yazılar çok ilgisini çeker.Hiç bir anlam veremez .Sorur soruşturur bu nasıl olabilir ki diye düşünür , sonunda bunun cevabını kendisine verebilecek kişiye ulaşır.O bilge kişiden su yanıtı alır,. “Bizim köyümüzde insanlar mutlu oldukları özel günleri ,anları bir yere kayıt ederler. O kişi öldüğü zaman ise mezar tasına bu süreler toplanıp yazılır.Gerçekten yaşanan zamandır bu mezar taşlarına yazılan yıllar ” der….

Geçmişin pırıltılı anlarını hatırlamanız, bu güzel anıları geleceğinize armağan etmeniz , gelecek için de keyif aldığınız mutlu olduğunuz anları kayıt etmeniz ve hatırlamanız dileğiyle…..

Sevgiyle Kalın,