BİNNAZ: DEDEMİN ATI

“Atın dış yüzünde insanın iç yüzü için güzel bir şey vardır.”

Winston Churchill

Zaman tünelindeyim. Şeffaf bir camın üzerinde geçmişe yürüyorum.Araya eksiler girebilir. Kendimi bu konuda kısıtlamıyorum. Ben hediye ne ona odaklanıyorum.Yaşamın bana sunduğu ama unuttuğum hediyeleri bir bir topluyorum…. Harika öğrenmelerim olduğunu fark ediyorum. Koç bakış açısıyla bakıyorum. Bilinçdışı alandan omuzlarıma ufak dokunuşlar hissettiğimde o anın bana hediyesi ne diye soruyorum. Gözümün önüne bir görüntü geliyor . Heyecanlaniyorum. Beni heyecanlandıran duyguyu fark ediyorum..

Bağevi, dedem ve atları… İçlerinden bir tanesinin ismi Binnaz. Binnazı dedem tay iken alıp emek emek büyütüyor. Aldığında ona binmeyip kilometrelerce yaninda yürüyerek getirdigini anlatilan aile hikayelerimizde daha sonra öğreniyorum.

Ahıra dedemden izinsiz giremezdik.Girdiğimizde dedem ” kokuyor mu burası “deyip akabinde beyaz mendili ile atı okşar bize gösterirdi. Mendilin üzerinde hiç kir olmazdı.Bunu hic unutmuyorum. İyi gününde ise bir de bizi Binnaza bindirip dolaştırırdı…..

Çocukluğumdaki bu deneyimi gelecegime yansittığımda aklıma dörtnala özgürce koşan atlar geliyor. Gelecegin bize ne getireceğini bilmeden dörtnala koşamasam da cesaretle merakla yürüyorum…. At benim metaforum . Atlar bana enerji veriyor . Geleceğe umutla ve cesaretle yürüyebilme enerjisi… Atları hep cok sevdim ve seviyorum……

“At,siz ne kadar isteksiz olsanız da,sizi en çok hızlandıracak olandır” Anonim